Bahar gibi...


18 Kasım 2006, günlerden Cumartesi, doğuma daha 5 haftam var diye rahat rahat geziniyordum. Gece gündüz kıpır kıpır hiç durmayan, durduğu zamanlarda hıçkırıklarıyla ben buradayım diyen içimdeki küçük hanım bu rahatlığımı fazla bulmuş olmalı ki akşam üstü beş çayına gelir gibi bir anda çıka  geldi. Aceleci, sabırsız ama kararlı... Sanki bir an önce hayatı yaşamalı, planladığı gibi hakkını vermeliydi, hayatın.

Yıllar birbirini kovaladı; yedi yemedi, uyudu uyumadı, yürüdü yürümedi, konuştu hiç susmadı, okudu durduramadık derken  bir de baktım ki sağlıkla, keyifle 11 yıl geride kalmış. Gene aceleci, gene sabırsız ama gene ne pahasına olursa olsun kararlı...

Anlayacağınız 11 yıldır her Kasım ayı geldiğinde tatlı bir telaş kaplıyor içimizi, şükrederek. Bu sene nasıl olsun, nasıl yapalım, kafalar da çılgın fikirler, sürprizler...
İtiraf ediyorum ilk seneler ben telaş yapıyor, eşimi de telaşlandırıyordum, ama  Derin büyüdükçe görevi devraldı. Beklenen son :) Güzel de oldu, sağolsun düşünüyor, araştırıyor, buluyor, biz de uygun olduğu şekilde yapıyoruz. Araya küçük sürprizler katarak.

Yoğun araştırmalar sonucu bir karara vardığımız pasta görseli üzerinden yola çıkarak yaptığımız bu sene ki doğum günü pastamızı, sizinle de paylaşmak istedim.
Aramızda kalsın, harika oldu...

Pasta keki için;
Malzemeler

  • 4 su bardağı sade kek un(Evde kekun tarifi için sevgili @pinardesserts ın bloğunu ziyaret edebilirsiniz.)
  • 2 çay kaşığı hamur kabartma tozu
  • 1,5 çay kaşığı karbonat
  • 1 çay kaşığı tuz
  • 225 gr oda sıcaklığında tereyağı
  • 2 su brd.(400gr) toz şeker
  • 1 paket vanilya
  • 4 adet oda sıcaklığında yumurta
  • 2 su bardağı buttermilk (500 ml sütün içine 2 yemek kaşığı limon suyu ekleyin 10 dk. bekletin süzerek elde ettimiz su, buttermilk)

Hazırlanışı

  1. Un, kabartma tozu, kabartma tozu ve tuzu birlikte karıştırın.
  2. Stand mikseriniz yardımıyla tereyağı ve şekeri birlikte 3 dakika boyunca krema kıvamına gelene kadar karıştırın.
  3. Karışıma tek seferde yumurtaları ve vanilyayı ekleyin.Yüksek devirde iyice karıştırın.
  4. Un karışımının yarısını ve 1 su bardağıbuttermilk ekleyerek, spatula yardımıyla güzelce karıştırın.
  5. Kalan un karışımını ve buttermilk ekleyerek homojen bir karışım elde edene kadar hafifçe karıştırın.
  6. Hazırlanan kek hamurunu  22 cm' lik 3 adet kek kalıbına bölün.
  7. Önceden 180 dereceye ısıtılmış fırında pişirin, yaklaşık 30-35 dakika yapın. Birkaç dakika serin keklerin soğumasını bekleyin ve sonra tamamen soğumak için bir tel rafa çıkarın.
  8. Kekleri bir gece önceden yapıp buzdolabında saklarsanız, pastanızın montaj aşamaında rahat şekil vermenizi sağlar.

Kek tarifi (@whatsgabycookin ) whatsgabycooking.com sitesinden uyarlanmıştır.


Beyaz Çikolata, Krem Şanti ve Bailey's li Pasta Kreması
Malzemeler

  • 1 kutu krem şanti (içerisinde 2 paket olmalı)     
  • 100 gr beyaz çikolata (benmari usulü eritilip oda sıcaklığına getirilmiş)
  • 2 çorba kaşığı Bailey's 
  • 3 çorba kaşığı pudra şekeri
  • 1 paket vanilya

Hazırlanışı

  1. Stand mikseriniz ile 2 paket toz krem şantiyi 100 ml. soğuk süt ile yüksek devirde iyice çırpın.
  2. İçerisine benmari usulü eritip oda sıcaklığına getirdiğiniz beyaz çikolatayı, Bailey's, pudra şekeri ve vanilyayı da ekleyerek çırpmaya devam edin.
  3. 2-3 dakika çırptıktan sonra pastamızın kreması hazır.


Bailey' s li Swiss Butter Cream Krema 
Malzemeler

  • 4 adet orta boy yumurta akı
  • 150 gr toz şeker
  • 340 gr oda sıcaklığında küp küp kesilmiş tereyağı
  • 1 paket vanilya
  • 2 çorba kaşığı Bailey's 

Hazırlanışı

  1. Cam derin bir kasede yumurta aklarını güzelce çırpın.
  2. İçerisine toz şekeri ekleyin ve benmari usulü yüksek devirde, şeker eriyene kadar, çırpın.
  3. Ocağın üzerinden alın ve 3'er 3'er tereyağlarını ekleyerek, çırpmaya devam edin.
  4. Vanilya ve Bailey's de koyarak 1-2 dk. daha karıştırın.
  5. Butter Cream Kremamız hazır.

**Kremanın bir kısmını ayırın ve 2-3 damla kırmızı gıda boyası damlatın. Aslında bu tarz katkıları hiç sevmem.
Bu tarif; ilgiyle ve büyük bir zevkle takip ettiğim sevgili Pınar Hanım'ın (@pinardesserts) www.pinarsdesserts.com sitesinden Swiss Butter Cream Krema tarifine Bailey's ekleyerek, uyarlandı.



Montaj

  1. Pastayı koyacağınız servis tabağının altına kekin kaymaması için krema sürün.
  2. İlk kat keki koyun ve üzerine içi için hazırladığınız krem şantili kremadan sürün. İkinci katman kekin kaymaması eğimli olmaması için  kremayı düzgün sürmeye özen gösterin.
  3. Diğer kek katmanı için de aynı işlemi yapın.
  4. 3. katı koyduktan sonra dışı için hazırladığınız Swiss Butter Cream kremayı  pastanın her tarafına sürün.
  5. Kırmızı gıda boyası kuulanarak hazırladığımız krema ile aşağıdan yukarı doğru sürerek süsleme yapın.
  6. 50 gr beyaz çikolata ve 50 gr krema yı benmari usulü eriterek ganache hazırlayın. Pastanın üst kısmını hazırladığınız beyaz çikolatalı ganache ile kaplayın. Pastanın yanlarından hafifçe akıtarak şekil verin.
  7. Evde hazırladığınız değişik renkteki bezeler ve doğal mevsim çiçekleri ile pastanızı süsleyin.


Bu pastanın tasarımında http://www.hintofvanillablog.com sitesinden esinlenilmiştir.
İyi ki doğdun, iyi bizi seçtin ve hayatımıza renk katıyorsun. Teşekkürler...

Blokta Harika Levrek Marine Tarifi Var …


Sürprizleri sever misiniz? Ben bayılırım. Hani böyle hiç beklemediğiniz bir anda yüzünüzü gülümsetecek, içinizi ısıtacak, öyle ki ağzınızı dahi sulandıracak lezzetli bir sürpriz. 😋 

Peki; denizden babanız çıksa yer misiniz? Valla yerim 😲 Deniz mahsullerinin ayrı bir yeri vardır, soframızda. Çiğ, pişmiş hiç fark etmez, her gün olsun her gün yeriz. Ailecek bu sevdamıza şahitlik eden bir arkadaşım benim için paha biçilmez bir sürpriz yaptı. Kendisi iç mimar ve bir balık restorantının dekorasyonu üzerine çalışıyor bu aralar. Bir yandan tadilat çalışmaları bir yandan da müşterilerine hizmet veriyorlar. Düşünebiliyor musunuz, benim için nasıl da büyük bir hazine. Mutfak ta çalışma var diyerek; bir Cuma öğleden sonra resimli videolu severek yediğimiz, yerken de sürekli içindekiler ile ilgili yorumlar yaptığımız bir balık mezesinin tarifini yolladı. Hazineye ulaşmış, beni de unutmamıştı. Nasıl güzel bir sürpriz, benim için. Mesajları okudukça heyecanlandım, sabırsızlandım, bir an önce balıkçıya gitmek ve sonrasında denemelere başlamak için.


Veeee, beklenen an geldi, eşim levreklerin filetolarını çıkarıp, derilerini yüzüp kılçıklarını çıkarırken, ben de soğanları piyazlık doğramaya başladım. Öyle hemencecik yapılıp yenilecek gibi değil... Sabırla, özenle yapılmak istiyor, her güzel şey gibi…


Sizleri de heyecanlandırdım. Bu güzel sürprizi yapıp, ilk elden bana gönderen sevgili Meltem’ e, her gün müşterilerine lezzetli tarifler sunan usta aşçıya teşekkürler.


Sizler de DerinliTatlar gibi deniz mahsullerine tutkunsanız, bu lezzetli levrek marine tarifimizi mutlaka deneyin derim…






Ustasından Levrek Marine Tarifi

Malzemeler
  • 1 adet fileto çıkarılmış Levrek
  • 1 adet kuru beyaz soğan
  • 3 yemek kaşığı acı hardal
  • 1 adet yumurta sarısı
  • 3 adet limon suyu
  • ½ çay bardağı zeytinyağı
  • Sirke
  • Tuz
Hazırlanışı
  1. Filetosu çıkarılmış levrekleri derinlerinden ayırın. Kılçıklarını temizleyin ve jülyen şekilde kesin.
  2. Kestiğiniz levrekleri üzerini 2 parmak geçecek kadar limonlu suyun içerisine koyun ve iyice beyazlaşana kadar bekletin. (Bir gece öncesinden buzdolabında limonlu suda bekletirseniz; hem çiğ balık tadından eser kalmayacak hem de kalan kanını iyice bırakarak bembeyaz olacak.)
  3. Beyaz soğanı kabuğunu soyun, yıkamadan piyazlık olacak şekilde ince ince kesin ve tuzla ovun. Levrekleri çıkarana kadar bir kenarda bekletin. Tuzla ovulan soğanlar bu süre içerisinde sulanacak ve yumuşayacaktır.
  4. Yumurta sarısı ve hardalı bir sos tenceresinde krema kıvamına gelene kadar çırpın.
  5. Üzerine zeytinyağını yavaş yavaş ekleyerek çırpmaya devam edin.
  6. Sirke ve limon suyunu da ekleyin ve iyice çırpın. Sirkeyi damak tadınıza göre daha az ya da daha çok koyabilirsiniz.
  7. Limon suyu ekledikçe hazırladığımız sosun rengi beyazlaşacaktır. Limon suyu da aynı sirke gibi damak tadınıza göre eklenecektir.
  8. Tüm bu işlemlerden sonra sıra geldi beyazlaşan jülyen levreklerimiz, soğan ve sosumuzu bir araya getirmeye.
  9. Limonlu sudaki levrekleri süzün.
  10. Soğanları, süzdüğümüz levrekleri ve hazırladığımız sosu bir borcamda birleştirin. 3-4 saat dinlenmeye bırakın. Unutmayın ne kadar çok sosta kalırsa o kadar lezzetli olur.

Sağlıklı günlerde, keyifle, sevdiklerinizle yemeniz dileklerimle. Afiyet olsun...

Beşamel Soslu Fırında Makarna, Kokusu Burnunuzda Tütecek...


Hayatınız boyunca belki sadece ucundan tatmış ama hiç yememiş, pisirmeye fırsat yaratmadığınız, hiç yapmayacağınız anlamına gelmez, degil mi…
 

Nedendir bilinmez bizim evde hiç pişmezdi fırın makarna. Belki de annem sevmiyordu, belki de makarnaya yeterince doyuyorduk, ona fırsat kalmıyordu, kim bilir.

Sonrasında da  ben sevmem, hiç de tatmadım diyerek hep uzak durdum. Israrlara dayanamayıp tadına baktığım zamanlarda, damak tadıma hitap etmediğini düşündüm. 1-2 sene kadar önceydi yanılmıyorsam, gene bir arkadaşımın ısrarıyla tadına bakmak durumunda kaldım. Yaşlandıkça damak tadım mı değişti, yoksa gerçekten bir başka güzel miydi bilmiyorum ama; çok hoşuma gitti. Ama fırın makarnaya yine bir bahane buldum, bu sefer de cok kalorili deyip, ittim tabakları. Ama tadı damağında kalan bir seyden ne kadar uzak kalabilirsin ki, hele hele fırın makarnayı okulda her yediğinde biliyor musun anne bugün öğlen ne vardı diye aklı öğle yemeğinde kalan, küçük bir hanım var evde.

Çok takıntılı bir anne olmasam da, her anne kadar bende de var, biraz. Madem çocuğum seviyor, o zaman evde yapayım, doya doya yesin, degil mi ama... :)

Makarnayı haşlarken hafif diri kalması, beşamel sosun hazırlanmasındaki bir iki püf noktası haricinde çok da kolay çok da pratik bir yemek. İtiraf ediyorum, çok da lezzetli…

Çocukların da seveceği beşamel soslu fırında makarna tarifini hemen aşağıda püf noktalarıyla birlikte sizlerle paylaşıyorum. Okurken kokusunu duyacaksınız. :)
Beşamel Soslu Fırında Makarna
Malzemeler

Makarna için;
  • ½ paket fırın makarna
  • 2 yemek kaşığı zeytinyağı
  • Su
  • Tuz (diğer malzemelerde de tuz olacağından az tuz eklemenizi tavsiye ederim.)
İç Malzeme İçin;
  • ½ su bardağı rendelenmiş kaşar peyniri
Beşamel Sos İçin;
  • 2 yemek kaşığı tereyağı
  • 2 yemek kaşığı un (tepeleme olmayacak şekilde)
  • 1,5 su bardağı (300 ml.) süt
  • Tuz
  • 1 çay kaşığı Karabiber (damak tadınıza göre arttırabilir ya da azaltabilirsiniz. Taze çekilmiş kullanırsanız daha da lezzetli oluyor.)
  • ½ çay kaşığı Muskat rendesi (isteğe bağlı, kullanırsanız da çok güzel oluyor)
  • 1 çay bardağı beyaz peynir (ben Kecheese marka kullanıyorum.)
Üzeri için;
  • Rendelenmiş kaşar peyniri

Hazırlanışı

  1. Makarnayı haşlamak için orta boy bir tencereye ya da makarna tenceresine su, yağ ve tuzu koyun.
  2. Kaynayan suyun içerisine makarnalarınızı atın ve haşlayın. Ben 8-9 dakika kadar tutuyorum, çok haşlanınca hamur gibi oluyor.
  3. Haşlanan makarnaları süzün ve tekrar diğer malzemelerle karıştırmak üzere tencereye koyun.
  4. Makarnalar haşlanırken diğer bir yandan beşamel sosunuzu hazırlayabilirsiniz. Beşamel sos için; sos tenceresine tereyağını ve unu koyun.
  5. Unun kokusu çıkana kadar kavurun. Kokladığınız da un kokusu gelmemeli.
  6. Sonra bu karışıma soğuk 1 bardak süt ekleyin ve çırpma teliyle karıştırarak krema kıvamına getirin. Soğuk süt eklememizin amacı; kavurduğumuz unun topaklanmaması. Eğer aynı sıcaklıkta ya da oda sıcaklığında eklerseniz un topak topak olacaktır. Meyane yaparken de buna dikkat ederseniz daha pürüzsüz ipeksi bir sos elde edersiniz.
  7. Kalan yarım bardak sütü de ekleyerek, karıştırmaya devam edin. Koyu bir kıvam alınca ocaktan alın.
  8. İçerisine karabiber, beyaz peynir, isteğe bağlı tuz ve muskat ilave ederek beşamel sosunu karıştırın.
  9. Süzülen makarnaların içerisine hazırladığınız beşamel sosu ve rendelenmiş kaşar peynirlerini ekleyin. Güzelce birbirine karıştırdıktan sonra fırın kabına ya da bir borcama boşaltın.
  10. Üzerini tamamen kaplayacak şekilde kaşar peyniri rendesi serperek, 200 derece önceden ısıtılmış fırında üzeri kızarana kadar pişirin.
  11. Fırınlanmış makarnayı 10 dakika  dinlendirin ve dilimleyerek servis edin.
Sağlıklı, güzel günlerde afiyetle yemeniz dileklerimle...
 

Aşure Zamanı Gelmiş...




Bolluk, bereket dolu kaynayan kocaman tencereden evin içerisine yayılan mutluluktur, huzurdur, Aşure… Birlikteliktir, paylaşımdır küçücük bir kâsenin içerisinde ağızlarımızı tatlandıran…

Nereden çıkmış, nasıl olmuş, hangi evde pişermiş, kim dağıtırmış aşureyi J Birçok hikâyesi, birçok âdeti var yaşanan ve yaşatılan.

Hicri Takvime göre kabul edilen ilk aydır muharrem ayı. İnanışa göre; büyük tufanda Nuh peygamber ve beraberindekiler muharrem ayının 10. günü gemiden çıkmışlar. Karınlarını doyurabilmek için de gemi de kalan tüm erzakları bir kazana koyup pişirmişler. Arapça’ da 10 anlamına gelen Aşere sözcüğü de bu çok lezzetli yemek ile birlikte günümüze kadar taşınmış.

Annemin tatlı telaşesinden, mutfaktaki hummalı koşuşturmadan anlardım bende çocukluğumda muharrem ayının geldiğini. Kızı olanın yapması sevapmış diye duyar ama bir türlü nedenini anlayamazdım. Anneme de ne zaman sorsam yaşım küçük olduğundan sevapmış işte ne bileyim diyerek geçiştirirdi beni. Bir sürü soru sorardım; anneannemde yapar mıydı, peki şu teyzenin kızı yok o niye yapıyor ya da onların da kızı var onlar yapmıyor gibi… Öğrendim ki; geçmiş zamanlarda evlilik çağına gelmiş kızlar kendilerini göstersinler, sosyalleşsinler diye anneleri aşure pişirince mahalleliye kapı kapı aşure dağıtırlarmış. Hani kızımızı görsünler, eşe dosta haber göndersinler de hayırlı bir izdivaç yapsın diye. İyi ki küçükken öğrenmemişim, cahillik mutluluktur diye boşuna dememişler J

Bir gece öncesinden başlardı hazırlıklar, aşure zamanı. Bakliyatlar ıslatılır, kayısılar kuru incirler minik minik kesilir, şişen bakliyatlar ayrı ayrı haşlanır, kabuklarından ayrılır ve sırasıyla tencereye eklenerek paylaştıkça çoğalan enfes bir tatlı olurdu, dağıtıma hazır. Beni göreceksiniz, o zamanlar yazdıklarımdan bihaber ben dağıtacağım diye bir heves beklerdim annemin kâselere paylaştırmasını. Bir türlü bitmezdi süslemeler. Sonunda kapıları çala çala dağıtırdım, büyük bir zevkle. Tıpkı, şimdilerde sevgili kızımın yaptığı gibi…

Bu arada paylaşmadan geçemeyeceğim bir adet daha varmış. Aşure piştikten sonra kâseye konulan ilk kepçe dağıtılmazmış; evde bolluk bereket eksik olması diye.

Aşureyi hep çok sevdim, ama büyüdükçe anladım ki ben küçükken aşure yememişim! Annem çok güzel yapar herkes de onun aşureyi yapmasını beklerdi. Ama abim ve ben bir aşure yerdik, ona da yenmek denirse. Yok inciri ayıkla, yok kayısıyı ayır aaa bunda üzüm de mi var. Anlayacağınız mundar ederdik, canım tatlıyı. Yıllar sonra aklıma düştü, olsa şimdi incirini de yesem kayısısını da, dedim. İşten çıktığım gibi alış veriş yaptım, girdim mutfağa; ilk denememdi, heyecanla pişirdim. Ne evliydim, ne de kızım vardı. Hadi canım oradan dedim. Tabi ki çıkıp mahalleye dağıtmadım J Koca bir kâseye doldurdum, güzelce süsledim ertesi günü götürdüm işyerine. Afiyetle paylaştık. O günden beri her sene büyük bir zevkle yapıyor ve paylaşıyorum. Kocaman yürekli, minik elleriyle bana yardım eden kızımla…

Kabul ediyorum biraz meşakkatli ama her güzel şey uğraş ister emek ister. Sonunda lezzetli, tatlı, hele bir de paylaşmanın verdiği o güzel enerji varsa, her şeye değer. İşte bende hemen şimdi çok lezzetli bir DerinliTatlar Aşure tarifi paylaşacağım sizinle. Nişastasız, içindeki malzemelerin doğallığıyla kıvamını bulan, bir lezzet cümbüşü...

DerinliTatlar Aşure Tarifi
Malzemeler
  • 1 su bardağı aşurelik buğday
  • ½ su bardağı pirinç
  • ½  su bardağı kuru fasulye
  • ½  su bardağı nohut
  • 1 adet portakal
  • 15 su bardağı su
  • 2 su bardağı tozşeker (Damak tadınıza göre arttırabilirsiniz)
  • 1,5 su bardağı kuru incir
  • 1 su bardağı kuru kayısı
  • 1 su bardağı tatlı badem
  • 1 su bardağı kavrulmuş fındık
  • 1 tatlı kaşığı tuz
  • ½  su bardağı kuru üzüm
  • 2 paket kuşüzümü
  • 2 paket dolmalık fıstık
  • 2 adet kabuk tarçın
  • 1 paket karanfil
Süslemek için:
  • Nar taneleri
  • Fındık
  • Kuş üzümü
  • Badem
  • Antepfıstığı
  • Karanfil
  • Susam
  • Toz tarçın
  • Hindistan Cevizi (Arzu ettiğiniz malzemeleri kullanabilirsiniz.) 

Hazırlanışı

  1. Buğday, nohut, kuru fasulye ve pirinci bir gece önceden ayrı kaplarda ıslatın.
  2. Ertesi gün buğdayı, pirinci suyuyla birlikte ve iri dilimlenmiş portakal kabuklarını büyükçe bir tencereye alın. Üzerine suyu ekleyip buğday yumuşayıncaya kadar orta ateşte ara sıra karıştırarak pişirin. (İsterseniz portakal kabuklarını küçük küçük keserek ekleyebilirsiniz. Bizim evde sevilmediği için tadı geçmesi için ben iri koyup sonrasında alıyorum.)
  3. Nohut ve kuru fasulyeyi ayrı ayrı haşlayın.
  4. Kuru incir ve kuru kayısıları küp doğrayıp ılık suda yumuşatın.
  5. Bademleri sıcak suda 5 dakika bekletip kabuklarını soyun.
  6. Buğdaylar çatlamaya başladığında tuzu ilave edin. Nohut, kuru fasulye, portakal suyu ve tozşekeri aşureye ekleyin.
  7. Ara ara karıştırarak 15 dakika pişirin.
  8. Kuru incir, kuru kayısı, kuru üzüm, kuş üzümü, badem, karanfil, kabuk tarçın, fındık ve dolmalık fıstıkları ekleyin. 10 dakika daha pişirin.
  9. Ocaktan alıp 25-30 dakika dinlendirdikten sonra kaselere paylaştırın.
  10. Üzerini görsel zevkinize ve damak tadınıza göre süsleyerek servis yapın.
Sağlıklı, güzel günlerde keyifle sevgiyle paylaşmanız dileklerimle, afiyet olsun...

Bir Üzüm Reçeli Hikayesi...

Geçmişi anarken yeniden Derinlitatlar mutfağında bizlerle buluşan bir lezzet, üzüm reçeli...


İş yerinde öğle arası yenen yemek sonrası baldan tatlı sohbetlerimiz eşliğinde öğlen yürüyüşlerimiz... Konu konuyu açar, eskiler yeniler, gündem derken bir saat nasıl geçer anlamayız. Gün gelir dertleşir, gün gelir elimizde kahvelerimiz kahkahalarla geçtiğimiz sokakları şenlendiririz. Geçmişi yad ederek yürüdüğümüz bir öğlen;  eski yemekler damaklarda izi kalmış geçmişten kalan lezzetler  derken, üzüm reçeli ile tatlandı sohbetimiz...

Rahmetli anneannem diye başlayan güzel bir cümlenin peşi sıra geldi üzüm reçelinin o büyüleyici tarifi çocuk gözüyle akıllarda kaldığı kadar. Bir tekte o yaparmış, ailede; kendi suyuyla tıkır tıkır kaynatarak. Yıllar var ki yemedim, bir yerde de satıldığını görmedim, görsem de yesem de aynı lezzeti bulabilir miyim bilemiyorum diye konuşurken bir öğleni daha geride bıraktık.

Sohbet belki geri de kalmıştı ama benim hafızam da sizlerle paylaşacağım, daha önce birkaç kez denediğim yeniden anısıyla tatlandırarak yapacağım üzüm reçeli doğmuştu.

Meşhur etli, ballı, çekirdeksiz Sultani üzümü ve azıcık şeker ile harika bir reçel...

Üzüm Reçeli Tarifi

Malzemeler
  • 1 su bardağı tanelenmiş çekirdeksiz üzüm
  • 1/2 su bardağı tozşeker (damak tadınıza göre şeker miktarını arttırabilirsiniz. 1 su bardağı üzüm için 1 su bardağı toz şeker)
  • 2 adet yıldız anason ya da 1 adet çubuk tarçın (isteğe bağlı)
  • 1/2 çay bardağı su
  • 1 yemek kaşığı limon suyu
Hazırlanışı

  1. Üzümleri yıkayın ve bir tencereye koyun.
  2. Diğer malzemeleri de tencereye ekleyin ve 30 dakika kısık ateşte kaynatın. Ara sıra hafifçe karıştırın. Çok karıştırırsanız taneler ezilir, bu yüzden nazikçe ve az karıştırmalısınız.
  3. Limon suyunu da ekleyin ve 5 dakika daha kaynatın.
  4. Yaklaşık 35 dakika içerisinde reçeliniz hazır. 
Reçelinizi sıcak sıcak kavanozlara paylaştırıp, kavanoz kaplarını sıkıca kapatıp ters çevirin. Bu işlemden sonra reçelinizi oda sıcaklığında istediğiniz kadar saklayabilirsiniz.
Ya da;
İyice soğuduktan sonra kavanozlara paylaştırabilir, serin bir yerde saklayabilirsiniz.
Reçel ölçüsünü aynı oranlarda artırarak, yapabilirsiniz.

Sağlıklı, güzel günlerde, keyifle yemeniz dileklerimle...
Afiyet olsun.



Tatlı Islama



Bahçeler de sarmaşuk,
Sormadan oldum aşuk,
Sofrada akluma geldi,
Elimden düştü gaşuk...

Özlem dolu, aşk dolu manileriyle, yöresel yemekleriyle, el basması Bartın yazmaları, tel kırmalarıyla, İnkum' u, Amasra' sıyla adından söz ettirir; Bartın.

Minnacık etli sarması, gözlemesi, cevizli gömeci, pumpum çorbası, balkabaklı burması, Amasra' da gün batımı eşliğinde yenen taze Karadeniz balığı yanındaki eşsiz Amasra Salatası... Görmeyeniniz, gitmeyeniniz varsa şöyle ırmak yanında bir gezinti sonrası çarşı içinde bir tur atıp azar azar yöresel yemeklerinden tadarak bir şehir turu yapmanızı tavsiye ederim. Bu kadar değil tabi ki ... Sonrasında bir İnkum' u yapmadan, Amasra' da balık salata yemeden hayatta olmaz :)


Hep söylerim anneannem, annem çok becerikliydi ustalarım çok kuvvetliydi diye. Şans bu ki lezzetli bir eli olan becerikli anneye gelin kızı oldum. Orta da hiç birşey yokken bir anda yüzlerce soğuk sıcak yemek yapar sunar, afiyetle yemeniz için. Bununla da kalmaz mutlaka tatlısı da vardır. İzci tatlısı, yumurtalı ekmek tatlısı ve niceleri... Hele ki sevgili eşim varsa o sofra da tatlı ıslama olmadan olmazzzz...

Eviniz de kuru yufkanız, toz şekeriniz, suyunuz varsa şipşak yapabilirsiniz. Bir de üzerine serpmek için ceviz olmalı tabi ki.


Bartın yöresine ait Tatlı Islama tarifini DerinliTatlar ile yapmaya ne dersiniz?


Tatlı Islama Tarifi

Malzemeler (4 Kişilik)

  • 3 adet kuru ev yufkası
  • 3 su bardağı toz şeker (600 gr toz şeker)
  • 2 su bardağı su
  • 1-2 damla limon suyu
  • 1,5 yemek kaşığı tereyağı
  • 1 su bardağı orta çekilmiş ceviz içi
Hazırlanışı
  1. Bir tencereye tatlının şerbeti için toz şeker ve suyu koyun.
  2. İyice kaynayınca 1-2 damla limon suyu damlatın ve ocaktan alın.

  3. Tatlıyı yapacağınız orta derinlikte bir borcam içerisine kuru yufkaları küçük küçük kırın ve sıcak şerbeti üzerine dökün.
  4. Aynı anda tereyağını da eritin ve erittiğimiz tereyağını da şerbeti dökülmüş kuru yufkaların üzerine dökün.
  5. Çatal yardımıyla, şerbetin borcamın altına gitmesi için, delikler  açın.
  6. Üzerini cevizle süsleyin ve şerbeti çekmesi için borcamın üzerini kapatın.
  7. 2-3 saat sonra servi edebilir ve afiyetle yiyebilirsiniz.
Sağlıklı, güzel günlerde tatlı tatlı yemeniz dileklerimle. Afiyet olsun.





Limon Kremalı Mereng

Hem hafif hem de lezzetli iki tat birleşince ortaya mükemmel bir sonuç çıkıyor.

Ağızda dağılan çıtır bir lezzet ve damakta bıraktığı serinletici limon aroması. Bizim evin sevilen atıştırmalıklarından mereng tarifini yine yeniden büyük bir keyifle paylaşıyorum sizlerle. Hem de hiç vakit kaybetmeden.

Limonlu Mereng Tarifi
Malzemeler

  • 250 gram limon kreması
  • Oda sıcaklığında 4 yumurta akı
  • 1 su bardağı toz şeker 
  • 3 çay kaşığı mısır nişastası
  • 1 çay kaşığı sirke
Hazırlanışı
  1. Fırını 180 dereceye ayarlayın.
  2. Yumurta aklarını, toz şekeri ve sirkeyi yüksek devirle kar haline gelene kadar çırpın.
  3. Karışıma mısır nişastasını da ekleyin ve biraz daha çırpın.
  4. Fırının sıcaklığını 110 dereceye düşürün.
  5. Pişirme kağıdı serdiğiniz fırın tepsisine mereng harcını küçük küçük bir kaşık yardımıyla dökün ve içleri çukur kalacak şekilde şekil verin.
  6. Fırına koyun ve 1,5 saat pişirin.
  7. Pişen merenglerinizin içerisine birer tatlı kaşığı limon kreması koyun.
  8. Üzerlerini mevsim meyveleri ile süsleyerek servis yapabilirsiniz. 

Sağlıklı günlerde keyifle yemeniz dileklerimle. Afiyet olsun.



Limon Kreması(Lemon Curd, Limon Lor)

Yazın kavurucu sıcağındaki tatlı bir rüzgar esintisi gibi, ağzınızı tatlandırırken ekşiten...



Ne zamandır denemek isteyip de, yapmaya cesaret edemediğim bir tarifti, Limon Kreması. (Lemon Curd, Limon Lor) Beğenilip beğenilmeme düşüncesiydi, ben deki cesaretsizliğin sebebi. Değişik tatlara çok alışık olmayan  ev halkının, vereceği geri bildirim benim için önemliydi. Gerçe benim denemelerim, çaktırmadan yaptığım karışımlar sayesinde yavaş yavaş değişik lezzetleri de tatmaya başladılar, haksızlık etmeyeyim :)
Bugün yaparım, yarın yaparım derken şöyle bir düşündüm; biz incir reçelli hardala bayılan bir aileyiz. Mutlaka deneyenleriniz vardır. Bir kaşık atarsınız ağzınıza; amannnn bu da hardal mı, tatlı birşey derken acısını burnunuzun sızlamasından anlarsınız... Müthiş bir lezzet, hala yemeyenleriniz varsa, hardal da seviyorsanız, kaçırmayın derim.

Limon Kreması da böyle bir şeydir, herhalde. Acı yok, ekşi var :) Bir çok tarifi inceledim, farklı bir ipucu farklı bir püf noktası bulabilir miyim diye. Gördüm ki; kullanılan malzemelerin oranından başka farklılık yok.

İşte o gün bugün diye büyük bir heyecan ile girdim mutfağa, Derin ile birlikte. Çok heyecan yapmış olmalıyım ki; kızım da sonucu sabırsızlıkla bekliyor ve bunun için benimle birlikte kolları sıvadı.

Sevgili Kitcheninred' in tarifinden ilham alarak ve yazmış olduğu tüm püf noktalarına dikkatlice uyarak yapmaya başladık.

Limon Kreması(Lemon Curd, Limon Lor) Tarifi
Malzemeler

  • 120 ml taze sıkılmış limon suyu
  • Sıktığınız limonların kabuklarının rendesi
  • 90 gram(6 yemek kaşığı) toz şeker
  • 60 gram(4 yemek kaşığı) küçük parçalara bölünmüş soğuk tereyağı
  • 3 büyük ya da 4 küçük yumurta sarısı
  • 1 tutam tuz
Hazırlanışı
  1. Limonları güzelce yıkadıktan sonra limon rendesi yada normal rendenin ince tarafı ile kabuklarını rendeleyin. ***Limonları rendelerken; kremayı acıtmaması için beyaz kısımlarını almamaya dikkat edin.
  2. Limonları sıkın ve süzgeçten geçirerek posasından ayırın.
  3. Rendelediğiniz limon kabuklarını ve toz şekeri mutfak robotu ile kabuklar görünmeyecek şekilde karıştırın. 
  4. Isıya dayanıklı cam bir karıştırma  kabına yumurta sarılarını koyun.***Kremanızda yumurta kokusu olmaması için beyazlarının karışmamasına çok dikkat etmelisiniz. Yumurtadan gelen sülfür kokusu tamamen yumurtanın beyazından kaynaklanır.
  5. Tereyağı haricindeki tüm malzemeleri de cam kabın içerisine ekleyin ve benmari usulü pişirmeye başlayın.
  6. Silikon bir çırpıcı yardımıyla homojen bir kıvam elde edene kadar pişirin ve ocaktan alın.
  7. Küçük küçük parçalara ayırdığınız tereyağını teker teker kremanın içerisine koyun ve iyice karıştırın.***Bir parça soğuk tereyağını pişirdiğiniz kremanın içerisine koyun, iyice eriyip kremaya karışana kadar karıştırın.Tereyağı bitene kadar bu şekilde tereyağını kremanıza ekleyin. Tereyağı kremanızın pürüzsüz, kadifemsi ve parlak olmasını sağlayacaktır.
  8. Kremanızı saklamak istediğiniz kavanozun içerisine koyun ve soğuması için en az 1 saat bekleyin.
  9. Kremanızı 2 hafta boyunca buzdolabında, 6 ay boyunca derin dondurucuda saklayabilir, tart, mereng gibi tatlılarınızda afiyetle kullanabilirsiniz.
Tarif; Kitcheninred sitesinden uyarlanmıştır.

Sağlıklı günlerde keyifle yemeniz dileklerimle. Afiyet olsun.



Elmalı Turta


Zaman zaman hatta her zaman anlatıyorum; ben çocukken, eskiden biz ile başlayan cümlelerle. Yemek yapmayı, yemeği, dostlarla paylaşmayı çocukken öğrendim ben. Armut dibine düşer misali, kızım da bizden ne görüyorsa öyle büyüyor. Sürekli birileri gelsin, bir şeyler yapalım, yiyelim, sohbet edelim bayılıyoruz.



Sevginin olduğu aşk ile yapılan her ne olursa olsun çok keyifli oluyor, aslında özü bu :) Arkadaş ile yapılan  keyifli bir sohbetin yanında içilen tavşan kanı bir çay, yanında yenen bir dilim tazecik kek de kaymağı oluyor, muhabbetin.

Hele ki evi saran o tarçın kokusu varsa; elma ile havuç ile karışmış, değmeyin keyfinize. İşte biz de öyle güzel bir gün de yaptık, turtamızı. Tarçının, muskatın, karanfilin, zencefilin birbirine karışan baş döndürücü kokusu eşliğinde.

Nasıl mı yaptık, haydi birlikte tarifleyelim...

Elmalı Turta Tarifi
Malzemeler

  • 3 adet küçük boy kırmızı elma
  • 5 çorba kaşığı toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı pumpkin pie spice
  • 1/2 tatlı kaşığı tarçın
  • 125 gram oda sıcaklığında tereyağı
  • 2,5 su bardağı un
  • 1/2 su bardağı kefir (süt ve ya ayranda kullanbilirsiniz)
  • 1 paket hamur kabartma tozu
  • 1 çimdik tuz
  • pudra şekeri (üzerine serpmek için)






































Hazırlanışı
  1. Tereyağı, un, kefir, 2 çorba kaşığı toz şeker, kabartma tozu ve tuzu yoğurma kabına koyun ve yoğurun. (Mikserinizin hamur karıştırma aparatı ile de karıştırabilirsiniz.)
  2. Hamurun yarısından biraz az kısmını ayırın ve ayırdığınız hamuru buzdolabına koyun.
  3. Fazla olan hamuru tereyağı ile yağladığınız tart kalıbına güzelce yayın.
  4. Elmaları yıkayıp, kabuklarını soyun ve çok iri olmayacak şekilde küp küp kesin. (Rendenin kalın tarafıyla rendeleyebilirsiniz.)
  5. Rendelenen elmaları 3 çorba kaşığı şeker ilave ederek bir tencereye koyun. Çok hafif pişirin. 3-4 dakika kadar.
  6. Elmaların üzerine pumpkin spice baharatı ve tarçını ekleyerek karıştırın.
  7. Tart kalıbına yaydığınız hamurun üzerine elmaları güzelce yayın.
  8. Buzdolabında sertleşmiş olan hamurunuzu alın ve rendenin iri tarafı ile elmaların üzerine rendeleyin. İsterseniz, kalıp yardımıyla şekil de verebilirsiniz.
  9. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında 40 dakika pişirin.
  10. Soğuyunca üzerine pudra şekeri serperek afiyetle yiyin. (Fırından çıkar çıkmaz pudra şekeri serperseniz, sıcaktan şeker nemlenir ve ıslak bir görüntü olur.)
Sağlıklı, güzel günlerde keyifle yemeniz dileklerimle. Afiyet olsun.

Mercimek Köftesi


Kısır, patates salatası, mercimek köftesi...


Günlerin, sofraların vazgeçilmez üçlüsü. Kimi zaman çorba olur içinizi ısıtır, kimi zaman yufkanın, milföyün içinde sıcacık bir börek. Kimi zaman da salataları süsler, mercimek. Her türlüsünü çok seviyoruz, biz.

Gene bir çoğumuzun bildiği mercimek köftesini, bir de DerinliTatlar tarifiyle yapalım...

Mercimek Köftesi Tarifi
Malzemeler
  • 1 su bardağı kırmızı mercimek
  • 2 su bardağı ince bulgur
  • 2 orta boy yemeklik doğranmış kuru soğan
  • 1 çay bardağı zeytinyağı
  • 1,5 yemek kaşığı domates salçası
  • 1,5 yemek kaşığı biber salçası
  • 1 çay bardağı sıcak su
  • 1 demet maydanoz
  • 6-7 sap yeşil soğan
  • 1 litre su
  • Tuz, Pulbiber, Karabiber (damak tadınıza göre koyabilirsiniz.)
  • Marul
Hazırlanışı
  1. Mercimeği yıkayıp 1 litre su ile ateşe koyun. Mercimekler ezilip hafif sulu kalıncaya kadar kaynatın. (Suyun tamamını çektirmeyin, bulgura su kalmaz yoksa :) )
  2. Mercimeğin altını kapatın ve içine ayıklanmış, temizlenmiş bulguru ekleyin.
  3. Tencerenin kapağını kapatın ve 35-40 dakika demlenmesini bekleyin.
  4. Diğer bir yandan soğanları tavaya alın. Zeytinyağı ile soğanları pembeleşinceye kadar kavurun. 
  5. Biber salçasını ve domates salçasını ekleyin. Damak tadınıza göre  karabiberi ve pulbiberi de ekleyip karıştırın.
  6. Sıcak suyu ekleyin ve 1-2 taşım kaynatın. 
  7. Hazırladığımız bu karışımı bulgur ve mercimek karışımına ekleyin. Hepsini tekrar karıştırıp tencerenin kapağını tekrar kapatın.
  8. Yeşil soğanları, maydanozu yıkayıp doğrayın. 
  9. Hazırladığınız tüm malzemeleri derin bir kaba alın. Tuz ekleyin ve yoğurun. Yoğurduğunuz köfte harcına yeşillikleri ekleyin. Biraz daha yoğurun.
  10. Harçtan cevizden az büyük parçalar koparıp avucunuzun içinde şekil verin.
  11. Servis tabağına marul dizin. Şekil verdiğiniz mercimek toplarını marulların üzerine yerleştirin.
  12. Marullun içine mercimek köftesini koyun, üzerine biraz nar ekşisi sonra marula sarıp afiyetle yiyin :)
Sağlıklı, güzel günlerde keyifle yemeniz dileklerimle. Afiyet olsun.